Dijitalleşmenin hız kazandığı günümüzde BT operasyonlarının karmaşıklığı her geçen gün artıyor. Bulut, hibrit altyapılar, mikroservis mimarileri, çoklu izleme araçları ve artan siber tehditler, BT ekiplerinin hem daha fazla veriye hem de daha iyi içgörülere ihtiyaç duymasına neden oluyor. Ancak bu noktada kritik bir soru ortaya çıkıyor: Her paydaş aynı veriye mi bakmalı, yoksa aynı veriden farklı anlamlar mı üretmeli? İşte bu sorunun cevabı bizi doğrudan CIO Dashboard kavramına götürüyor.
CIO Dashboard, BT altyapısının, uygulamaların, servislerin ve operasyonel süreçlerin durumunu üst yönetim perspektifiyle özetleyen, iş odaklı bir yönetim panelidir. Bu dashboard’lar teknik detaydan ziyade, BT’nin iş hedeflerine olan etkisini görünür kılar.
Bu Dashboard temel olarak şu sorulara yanıt verir:
Kısacası, teknik karmaşıklığı soyutlayarak stratejik karar almayı kolaylaştıran bir yönetim aracıdır.
BT ortamlarında binlerce metrik üretilir: CPU kullanımı, bellek, disk, latency, paket kaybı, hata oranları, vs. Ancak bu metriklerin çoğu doğrudan iş sonuçlarını anlatmaz.
Bu teknik metrikleri şu iş çıktılarıyla ilişkilendirir:
Bu sayede CIO, “sunucunun CPU’su %95” bilgisinden ziyade, “X iş uygulaması risk altında” bilgisini görür.
Her alarm aynı öneme sahip değildir. CIO seviyesinde önemli olan:
Olayları iş etkisine göre sınıflandırarak doğru önceliklendirme yapılmasını sağlar.
CIO’lar yönetim kurulunda şunları anlatmak zorundadır:
CIO Dashboard, bu anlatımı sezgisel grafikler ve özet metriklerle mümkün kılar. Dashboard’un sunduğu CI ilişkileri haritaları bir kesintinin başka hangi kesintileri etkilediğini gösterir ve doğru yatırımları planlamanızı sağlar.
Aynı altyapıya bakan iki farklı rol vardır:
Her iki rol de aynı sistemlerden beslenen verilere bakar; ancak bu verilerden beklenen çıktı ve yorumlama biçimi farklıdır. Bunun temel nedeni, sorumluluk alanlarının ve başarı kriterlerinin farklı olmasıdır.
Teknik ekipler için temel hedef; bir olayın mümkün olan en kısa sürede, minimum negatif etkiyle giderilmesidir. Yani sorunun nasıl oluştuğu, hangi bileşenden kaynaklandığı ve nasıl çözüleceği ön plandadır.
CIO açısından ise olayın anlık çözümü kadar;
sorularının cevapları önemlidir.
Başka bir deyişle, teknik ekipler “problemi kapatmaya”, CIO ise “problemi ortadan kaldırmaya” odaklanır.
Bu fark, metrik seçimlerini de doğrudan etkiler.
Bu metrikler “sistem nasıl çalışıyor?” sorusundan çok, “iş ne kadar etkileniyor?” sorusuna cevap verir ve yatırımı doğru yere yönlendirmeyi sağlar.
Bu metrikler kök neden analizi ve sorun giderme için kritiktir.
C-Level perspektifinde ise bu metriklerin ham halleri değil, bu metriklerin iş sonuçlarına dönüştürülmüş karşılıkları anlamlıdır. Yani C-Level yöneticiler için önemli olan;
Bu nedenle teknik metrikler C-Level seviyesinde aşağıdaki türden göstergelere dönüştürülür:
Özetle; teknik ekipler “hangi bileşen bozuldu?” sorusuna odaklanırken, C-Level yöneticiler “hangi iş süreci risk altında?” sorusunun cevabını görmek ister.
İyi tasarlanmış bir CIO Dashboard, teknik metrikleri otomatik olarak iş odaklı KPI’lara dönüştürerek her iki seviyenin de ihtiyacını tek platformda karşılar.
Örnek:
İkisi de aynı sorunu anlatır, ancak farklı dillerle. İyi tasarlanmış bir CIO Dashboard, bu iki dünyayı birbirine bağlar.
ODYA Automated NOC’un konsolidasyon, korelasyon, discovery ve otomasyon yetenekleri sayesinde CIO’lar;
Eğer BT operasyonlarınızı stratejik bir avantaja dönüştürmek istiyorsanız, güçlü bir CIO Dashboard artık bir tercih değil, gerekliliktir.