SD-WAN (Software-Defined Wide Area Network), geniş alan ağlarını (WAN) yönetmek için yazılım tabanlı bir yaklaşım sunan modern bir ağ teknolojisidir. Geleneksel WAN yapılarında trafik yönlendirme kararları her bir donanım (router) üzerinde manuel olarak verilirken, SD-WAN bu kararları merkezi bir yazılım (beyin) üzerinden otomatikleştirir. Kısaca; internet, MPLS ve 4G/5G gibi farklı bağlantı türlerini tek bir “akıllı havuzda” birleştirerek trafiği en sağlıklı yoldan gönderen bir trafik polisi gibidir.
SD-WAN‘ın konumu OSI modeline göre biraz “hibrit” bir yapıdadır. Genellikle şu iki kavramla açıklanır:
Ağın merkezi olduğu için burada yaşanacak bir performans kaybı (gecikme, paket kaybı) veya kesinti, dijitalleşmiş tüm iş süreçlerini doğrudan vurur:
| Etkilenen İş Servisi | Problemin Etkisi |
|---|---|
| Ses ve Görüntülü İletişim (VoIP, Teams, Zoom) | En hassas servislerdir. Gecikme (latency) artarsa ses kesilir, görüntü donar; toplantılar yapılamaz hale gelir. |
| Bulut (SaaS) Uygulamaları (M365, Salesforce, SAP) | Dosya yükleme/indirme yavaşlar, ekranlar donar. Çalışanların buluttaki verilere erişimi kısıtlanır, verimlilik düşer. |
| Finansal İşlemler ve POS Sistemleri | Mağazalarda veya şubelerde ödeme sistemleri yavaşlar veya "timeout" hatası verir, müşteri kaybına yol açar. |
| Veri Merkezi Erişimi (ERP, CRM) | Şirket içi kullanılan ana sistemlere erişim kesilirse operasyon tamamen durma noktasına gelebilir. |
| Güvenlik Servisleri | SD-WAN üzerinden sağlanan güvenlik duvarı (Firewall) veya VPN hizmetleri aksarsa, ağ siber saldırılara açık hale gelebilir. |
Her ne kadar kendiliğinden “akıllı” olsa da, bir sorun olduğunda bunun servis sağlayıcıdan mı (Türk Telekom, Vodafone vb.), cihazdan mı yoksa uygulamanın kendisinden mi kaynaklandığını anlamak zordur. İzleme (monitoring) araçları, size “Kritik SAP trafiği şu an MPLS hattı bozulduğu için 4G üzerinden gidiyor, bu yüzden yavaşlık hissediliyor” gibi net bir yanıt verir.
Monitoring (izleme) araçları, ağ yöneticilerine şu temel avantajları sağlar:
Uygulamaları “tanıma” (Application Awareness) yeteneği sayesinde trafiği önem sırasına göre ayırır. Bu nedenle şirketler, iş akışının kesilmemesi için en hassas ve en yüksek bant genişliği isteyen uygulamalarını SD-WAN üzerinden önceliklendirerek çalıştırırlar.
Genellikle üzerinde koşturulan kritik uygulamaları 4 ana grupta toplayabiliriz:
Bu uygulamalar gecikmeye (latency) ve paket kaybına en tahammülsüz gruptur. En ufak bir hat dalgalanmasında ses kesilir veya görüntü donar.
Günümüzde şirket verilerinin çoğu bulutta (Public Cloud) duruyor. SD-WAN, bu trafiği ana merkeze uğratmadan doğrudan internete çıkararak (Local Breakout) hızlandırır.
Dosya Paylaşımı: Dropbox Business, Box.
Bu sistemler şirketin “kalbi” gibidir. Buradaki bir yavaşlık tüm fabrikanın, deponun veya satış ekibinin durmasına neden olur.
Şirketlerin kendi sunucuları yerine kullandığı bulut platformlarına erişim SD-WAN ile optimize edilir.
Eğer bir uygulama yavaşladığında şirket para kaybediyor veya çalışanlar iş yapamıyorsa, o uygulama SD-WAN üzerinde en yüksek önceliğe sahip “kritik uygulama”dır.
SD-WAN Monitoring hakkında detaylı bilgi için formu doldurarak bizimle iletişime geçin!