Günümüz iş dünyasında teknoloji artık sadece “işin bir parçası” değil, işin ta kendisi. Ancak bu dijitalleşme süreci, şirketlerin omuzlarına devasa bir operasyonel yük ve karmaşık bir maliyet tablosu bindiriyor. Birçok şirket, altyapısını kendi imkanlarıyla yönetmeye çalışırken ”gizli maliyetler” denizinde boğuluyor. Monitoring lisanslarındaki ani artışlar, yetkin insan kaynağı bulmanın zorluğu, vardiyalı insan çalıştırmanın tehlikeleri derken operasyonlar bir türlü stabil bir zemine oturamıyor. Peki, Yönetilebilir Hizmetler maliyetleri ve operasyonel riskleri nasıl radikal bir şekilde düşürüyor? Yönetilen Hizmetler modeli nasıl avantaj sağlıyor?
Profesyonel bir sistem izleme (monitoring) veya güvenlik altyapısı kurmak istediğinizde, karşınıza çıkan ilk engel yüksek lisans bedelleridir. Üstelik bu sadece başlangıç; bu yazılımların çalışacağı sunucular ve bunların bakımı da ek maliyet demektir.
IT dünyasında yetkin uzman bulmak zor, bu uzmanları şirkette tutmak ise daha zordur. Bir siber güvenlik uzmanının veya bir bulut mimarının yıllık maliyeti, sadece maaşından ibaret değildir.
Sistemlerin gece yarısı çökmesi veya hafta sonu saldırı alması durumunda ne yapıyorsunuz? Kendi bünyenizde 7/24 bir izleme ekibi kurmanın matematiği oldukça çarpıcıdır:
En büyük tasarruf, sistemlerin hiç durmamasıdır. Kendi ekibiniz çoğu zaman sorun çıktıktan sonra (reaktif) müdahale eder. Ancak profesyonel bir yönetim hizmeti:
Yönetilebilir Hizmetler (MSP), şirketlere sadece teknik destek değil, finansal bir öngörülebilirlik sunar. Lisans ücretleri, personel yan hakları, eğitim giderleri ve mesai maliyetleri tek bir potada eriyerek şirketiniz için stratejik bir avantaja dönüşür.
Yönetilebilir Hizmetler hakkında daha fazla bilgiye ihtiyacın varsa sayfa sonundaki formu doldurarak bizimle iletişime geçebilirsiniz.